Fotoğraf: Sezen Yalçınkaya

bir iç konusmanın dillendirilmesi

geçişlerle dolu hayatım..geçişler için gerekli olan geçitler tül perdelerden yapılmış..ordan oraya kolayca savrulabileyim diye...acı çekeyim diye..mutluluğu görebileyim diye..en büyük acıdanda en küçük mutluluktanda bir görüntüm olsun diye..hayat böyle uygun görmüş...bana sormamış.. kabul etmem öngörülmüş..dava düşmüş..bende düşmüşüm... küçük bir odam var ve çok büyük bir emek harcıyorum,gülümsemek için,kolaylıkla yapıldığını düşünsenizde,hayır canım benim,o kadar kolay değil işte..ama yine de çalışıyorum gülümsemeye ve hala daha başarabildiğim için hala daha acı çekiyorum.
hayır,pesimist değil bu yazdıklarım.çünkü şükür ki,bazılarınızn bakamadığı kadar optimistimde..eh ama renkler varya..bende ne siyah ne beyaz...ne çok kırmızı ne çok yeşil...aralarda..ara tonlar benim renklerim.benim rengim yok.siz hiç görmediniz o renkleri.tezatlıktan doğuyorum ve sonunda varoluyorum.ama yokluk içindeyim.yani anlar mısınız bilmiyorum ki..farketmezde zaten.
güzellikleri görebiliyorum.belki bazılarının göremediği kadar.onları yaşatabiliyorum içimde.ama anlar geliyor ki,böyle,anlamlandıramadığım,isim koyamadığım..çaresizlikle kabul ettiğim..n'apalım dediğim..işte o anlarda ben yoruluyorum.hem de çok yoruluyorum..işte..oluyor bazen öyle..ama düştüğümde kalkmasınıda biliyorum..tezatım..diyorum ya..anlar mısınız bilmiyorum..diyorum ya..farketmezde zaten..

hep ''gibi''lerle yaşıyoruz.
yaşar gibi...

20.8.9 --- 20.19

Hiç yorum yok: