Fotoğraf: Sezen Yalçınkaya
Evrensuhte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evrensuhte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AMA MERAK  ETME  BEN  ÇOCULUĞUNBÜTÜN ARKEOLOJİSİNİ ÖLDÜRDÜM
   BİRÇERÇEVE  PEŞİNDE KOŞTURUP  DURAN  EN  SEFİL 
BİR  EMPRESTYONİST  VE  YAHUDİ BUNU  KONUŞTULAR
GECE  ELİMDE  SİGARA  VARMIŞ  HAY  ALLAH 

GECE   HİÇ  BİR  SİGARA  DEĞİLMİŞ  CÜMLESİ 
YOK  Bİ,R      İLİŞŞKİSİ  DAHA  ÇOCUKLUK  ARKEOLOJİSİ HAYALLAH
ORDA  DURGUN
İKİ    TRAVMA
    GECELERİ   OLUŞAN    BİR  KİİP  HANİ  
ÇOĞALTMAMA  GEREK  YOK 

İKİNCİSİ   KİPİN  HER  DAİM  KÜPELERİİ    TAKILI    OLGUNLUĞU

GECE  ELİMDE  SİGARA VARMIŞ  HAYALLAH  
GECE   ELİMDE 
BİR  BULUT DOLAŞIYORMUŞ  HEMEN
BEN   ÇOK OLDU  BİR  DUVAR  ÖRDÜM  ORTAYA  
ÇOCUKLUK ARKEOLOJİSİ  ÖLDÜREN   GECELERİM  DE OLUYOR 
BU  BİR  İMDE  OLUYOR
ÇOĞUNLUK  ÖLDÜRÜYORUM
ELİMDE  BİR  SİGARA  VARMIŞ  HAY  ALLAH 
BİR ELİMDE    PARAÇALANMIŞ     TOZLARINDA      KUM   KÜTLELERİ  DOLAŞIYOR

  AMA GÜLMEK  AKLIMDA  YOK     YÜZÜNE BAKIYORUM BAKIYORUM 
YÜZÜ  BİR   SİPERE    GÖRE   OLDUKÇA   BUNALMIŞ  HAYYALLAH
AMA BİZİM  GÖZÜMÜZÜN  Bir    bölümü     BÖYLE 
ama B,İZİM GÖZÜMÜZÜN   BİR  Bölümü  BÖYLE   DALGIN   DOLAŞIK
BEN ÇOK OLDU  BİR  DUVAR  ÖRDÜM 
 ÇOCUKLUK ARKEOLOJİSİ  ÖLDÜREN   GECELeRİM OLUYOR  

yolu bulana kadar neon ışığına bakacak

ulusun giriişinde göğe bakıyorum gözmü aşağıya indireceğim ama bir an önce o kısa aman aralığı içinde gözümü aşağıya indirdiğimde ne yapacağımı bilmem karar vermem gerekiyorr
bugünlerde gözümü ne yapacağımı bilmiyorum bir nesne üstüne bakı8yor ordan çektiğimde ne ben biliyorum ne o biliyor ne yapacağını sonra bir yoolkunu bulana kadar tekrar aynı nesneye dönüyor çevriliyorr
veya göğe çevriliyopr
çünkü orda daha çok zamanım oluotyr karar vermek için

dur bakalım gözümü ne yağpacağoım bulacakmıyım güneşe bakim
o ayı ve bütün göğü ne yapıyorsa anının istediği gibi bende öyle yapim

lakin dikkast edip sonu ulusun bir cadesinde kaldırım taşlarına yatmış o dilenci gibi buradan başka bir ders çıkarmaya çalışmalıyım
yatmış ve yanlış bir ders çıkardığınıı hiç anlamayacağı bir son vr üstünde
nasıl belirlemiş bu şekilde gaddarca
nasıl bu kadar aptal sefil günahkar olabşlir

geçmişi bulana kadar neon ışığına bakacak


Evrensuhte

Kül

neden anlatmam öyle güçleşiyor bu rüyaları izninle bir morluk çoğu
yakışık tekin
üstünde durmayaa değecek bir soru ydu öyle boş müzik ole
sahipli denizler arkasında cansız insicamsız hatırı ile
şenlenmiş gülmesi herşeyee başıboş ayık hemen sonra sarhoş biraz öncesi aydın iki ucunda simetri berbat kötücül risk taşkınlık
bozuksa başı nda bozuk yanan ışıkta kazınmış saçları bir jiletle hata kül
matem eskidi öyle şölen havası balonlar tek anı büyük solşgunluk hap bıçak sustalı
şölen yakıoyr anılarınıda senin değilmi
bir yükseklik konuoyrr üstüne en yükseğe koyuyor ellerin çok uzundur belki uzun mu bilmiyorum
soğuk davranmanı anladım içinden dışınaa hangi devinimle e bir kalp oluoyr orda
sakındığını görüyorum sonra sakınmadığını hiç iki ucunda simetri
nasıl anlatamam güçlük çıkarma nasıl burada yıpranmıştır koltuğun önü halıda cansızlık küle özverili nasıl burada yıpranmıştır


Evrensuhte

otel odasından mektup

Bir din yanlış olabilir şarkı yanlış yazılmış olabilir cümle değil dudakları yanlış bir cümle olabilir ama



Ey Katolik

senin müziğin doğru

bi r olağandışılık seçelim

otel odasında kaldın fevkalade uykun var yaşam ellerine değiyor beş dakika ara vermişler

silüetine bakanlar acımadan bir menekşenin sonsuz hızını görüyorlar

sol tarafta bir şey oluyor normalde bu bir şarkı değil



ey Katolik senin müziğin doğru

ama sen bir şaşkınlık ardıçlık kırağı yağınca üstüne

garip bir uykun gözlerinde değil ama dudaklarında

bir olağandışılık seçelim



ne yap biliyormusun yanlış bir dini tercih et gözlerin için



niyaz diye bir kadın herhalde benim sana bunu anlatamayacağımı sanarak oda bir şarkı söylemiş

the hunt koymuş şarkının adını

ama ben sana bunu anlatabilirim nedense anlatamam sanmış

ne yap biliyormusun

ben anlatıoyrum diye tartışıyorsun yani her haliyle çünkü bir şarkı olsaydı sonuna kadar susardın tartışmazdın

iyi Katolik senin müziğin hiç bozulmadı

saçlarını tercih et o rüzgarda gözlerin yerine fevkalade biliyorsun nedenini

iyi Katolik aşkı son defa bir kırağıya benzeterek uykun geliyor



hiç acımadan bir menekşenin sonsuz hızı fevkalade

aşkı son defa senin için bir kırağıya benzetiyroum sonsuz menekşenin hızı

hadi yavaşla

benzettim işte yavaşla ey menekşenin sonsuz dinmez hızı



senin için aşkı son defa bir rüzgarlı yağmura benzetiyorum


hadi yavaşla


Evrensuhte

islam ve kız

camın arkasında İslam ve kız
pardon 1998 in bir boşluğu varmı sizde

ben biraz geç kaldım 1996da acelem vardı bütün venedikin önünde gördüğüm sizmisiniz
açıklamak isterim ben her şeyi izlemiştim
eliniz nerde görmek istiyroum

19998in bütün albümleri sizde toplandı elleriniz nerde görmek istiyroum

Elleriniz nerde görmek istiyroum

Camiin büyük kapısında önce uzun uzun yağmura baktım
Her şeyi resimleştiren o ruhun bakışını
Albümü aç
Sırılsıklam olduğumda artık kalbimin bir şekle girmediğini
Tıpkı amorf gibi
Albümü aç
Vededikin bütün önünde gördüğüm poyraz kalbimi soğuk bir şey yapmıştı

1999 poyraz önünde bir kızın kalbi
soğuk havadan ibaret
poyrazın hemen arkasında soğuk ve rüzgar bir şekle girmemişti kalp
hala masaya değil çevresine bakıyordum
poyraz bırakmıyordu kalbimi kendi dünyasına
ama islam ve kız kendi yüzünü bırakıyordu masanın çevresine
acelesi varmış gibi

pardon yüzünüze bakabilirmiyim
çok uzaklarda bir şeklini verin bana mimarinin

siz o mimariye bakın ardından bize bakın biz o mimariyi sişzin yüzünüzden tekrar alalım
böyle kimse anlamaz

bakacak mısınız


Evrensuhte

doğum günü

terminal tam olarak ıssızı duyan tek süje
cama yaslandığımda camın kendi yazıları gibi mi göründüm
şimdi batıya döndüm bir ikonoklast yağmur

sayıklamada tene dokunmadan heryeri elmas yapan

tabirleri caiz etmek
başka bir döngüsü ile kalbim ısınıyor
vucud ısım yağmurun ikonu oyuncağı
buz kraliçesi diye şimdi
yanlış
bir banka reklamı gibi karşında olmak

prensesin cümleleri ile iyi günler
bir prenses başlatsın ilk cümleyi
sana ilk böyle seslenmek istiyroum
bir prenses söylesin
kaburganın altında kalbe dokunmak her yolu deniyorum
bir roma saşaşşçısı gibi
yarıda ölürken ilk cümlem veya bırak

çünkü ne söyleyeceğimi biliyorum

çünkü cümle ve nefes

bir prensesin kendi ağzından söylediği gibi

çünkü ne söyleyeceğim hiç belli değildi
belkide doğum günün kutlu olsun çok yanlış bir tarihide olsa


Evrensuhte

tek ayağı

müziğe karşı aklımı daha yavaş sürüklüyor

bir yugoslavla karşılaşıyoruz ben üstelemeden pekala değişime hazırım Yugoslavca konuşuyorum sonra Yugoslav dilini tutuyor aklım almıyor

müizğie karşı Yugoslav daha yavaş pekala düzeltilir

iki coğrafya birbiriyle yer değiştiriyor Gagavuz kuşuyla o araznin bakışı gibi yaoarak seyrediyoruz o arazinin bakışı her şeyi kabul ederek sessiz

ama sessizlik ağzımda cümleden farkız nasıl olur

ama sadece ben biliyorum
iki kuş sırtlarınıdda çıkararak kanatlarını yer değiştiriyor
Gagavuz kuşuyla ben kalıyorum Gagavuz kuşu tek ayağı üsütnde bir taşımn üsüütndee ben ellerim ceplerimde kendim görüyorum amaa Gagavuz kuşunu daha ilgi çekici buluyorum
Çünkü onun göğsünde elbette bir rüya her şeyy ilgisizliği

Haa ha haa ben Gagavuz kuşu gülüyoprum



Evrensuhte

fonda şarkıdan hiçbir iz yok...

fonda şarkıdan hiçbir iz yok sesi ağzında hiçbir iz bırakmamış güneş daha hızlı aklımı tek bir noktada bulana kadar
uçurumdan bir miskal iz yok şimdi oldu bir vakit aptalı gibi güneş
her seferinde tarlalara düşüoyr tarla kuşu dibime düşüyor kanatları ağzında belki hırsından üzüntüsünden
tam 25 saattir bu örtüye sarınmış aklım bir karganın gagaları üstünde
biçimssiz
fonda aklımı tek bir noktada bulana kdar hiçbir iz yok aptaln güneş gagaları üstünde kanatları ağzındaa ağzı her seferindee gagaları üstündeee bir vakit aptalı güibi güneş fonda tarlalara düşüyorrr tralar kuşu ayakkabımın dibine düşüyorr 25 saattirr aklımdn bir iz yok aptal gibi düşmüş o kargaa fonda güneşin karganın gagasından hiç bir iz yok

beni bırak biraz daha uyuyacağım güneşin burayı bulması imkansız



Evrensuhte

guguk kuşu

tıpkı bir dipnot gibi göl orda öyle
bilgi diye bir monolog tek başınaa ayakkkabımın üstüne konuşuyor
sırtımı camiye dayayıp uyumak istiyormuyum diye kontrol ediyorum
istiyorum
burası ipince mantığıyla bir gnostik diye yanılıyorum tekrar
cebimde param eski y8unanın çıkacak mı peki
sabaha karşılar kadar sessiz öksüz ve sovyet ülkeleri kadar
ben birazdan gidince güneş bütün morfolojinin dudağını değiştirecek
sırtımı caminin duvarına dayayıp uyumak istiyoreum
bilgi diye bir monolog tek başına dilimde konuşuyor
çabuk değişiyor ve onun ağac ıssızlığını yerinde bulamıyorum bende
göl bütün kronolojisi tembelliğin
başka birşey söylemiyorum
monoton coğrafya bil latin amerika senin değil

bu hafıza kartlarına göre ne kadar da incitici bir hafızan var

yağmur nerden bilecek halklar nerden bişlecek ama herşey senin bildiğin gibi
alo alo seninle kouştuğumu anlayacağım
en olanaksız bir zamir sandım
en olanaksız şekilde baktım duydum
yanlış bir tipiyi estiriyor lakin en doğrusu bu

sırtımda guguk kuşu bütün nesnelerin yerine yalnız ve dilini yutmuş

şimdi hiçbir dilbilimci bulamaz ve anlamaz dilimi diyorum
bir çizgi belirliyor haytımı ikonoklast çizmiş
bunu dilim bilmiyor
oysa herşey senin bildiğin gibi a canım


Evrensuhte

ama ben sormuyorum

son mektubu burada
sadece durdum gözüm hiç kapanmadı
çok
birşeyin ardından onu değilde onun en uzak vaktini düşünüyorum

çok

ardarda değişiyor çocukluğu
gişede üniformalı kadın hep başka bir belleği veriyor bana
sormuyor bilee
ama ben sormuyroum unuttum diroum
tipinin vurduğu paltosu soğuk annemle ilgili olamaz
benim o tonlar üstünde resmim ona gözleri kapalı idraksız hiç aklına gelmiyor

neden bir umurun olmaduığını sormayacağım bunu unutmuş
babamdan büyüğüm şimdi aklım almıyor tipinin vurduğu paltosu üstünde soğuk
nasıl olur nasıl anlayacağuını düşünüyorum

benim mavi bluz fonda seçtiğim şarkı onun sürüklenişi bana anlatıyor
bir ara bellektemii genel bir hafızadamı bir resim gibi karşımda donduğunu unutmuş
ben sormuyorum unuttum diyroum

onu anlamam için benim tekrar resimlerime çıkarıp dilini veriyor paltosunu çıkarıyor
ama hiç sormuyorum unuttum diyroum
ağlıyorum bewn ağlarken herzmanki gibi bilgi yine bilgi
iyice duruyorum bilgiden daha yavaş gözyaşları
onu deklanşörün baktığı yüzünde görüyorum


adını kimse sormadığoı halde acınacaklı hırçın karşıdan ona bakıyorum
adını kimse sormadığı halde hırçın tedbirsiz kendine birdaha dönüp bakmamak için bir resmi seçiyor

bir resmi seçiyor bir daha dönüp bakmamak için hiçbirşeye





daha fazla çıldırırsa onu nasıl hatırlarım

onu görmek istriyroum ama bunu nasıl hatırlarım



bilgi daha bilgisiz idraksız nerye bakacağını bilmeden

bir serabın da olduğuna...

bir serabın da olduğuna sevinirimsiin bugünü de yüceltirmisin
yüceltirsin beni yine düş kılarken çoğunu hay aksi sayhayaa vermeden ulu ortalıpğa vermeden ızdırap oyunlarında görürmüsün

tam burayı lanse et

bir zirveyide böylee sankii bir hayalkeee doğruu kandırrırken artık bir kere burada uyu
bugünüde yücelt sonra rica herkesin gözxü önünde benio şahikayaa dopğru tutarak yerniden bir oyunlar ruhu nu en zirvelere tırmanarak burası tam bir önsöz gibi
güler msisin bilmem ama ben bişlmesemde bi,lmediğime çok gğlermisin

günlerce gülermisin
burası işte tam bir önsöz gibi kalsın hiç elleme tam bir önsöz gibi kalsın
hiç cümle değilmiş gibi yaparak aynı oyunu oynuyor ama bende hiçbir bilgi değilmiş gibi bu yaptığı kaale almıyorum
ne diyeceğini bilmiyor cümle
tam burayı kopar lanse et kendisi de bilmesin önsöz olduğunu

büyük sulara ...

büyük sulara balığın bunalımı nasıl açıklarsın bari söyle bari bir söyleenişi olsun senden sonra bir söylenişi olsun
beraber dönelim
hayır biliyorum sen uzaklardan tutttuklarına hayır biliyorum sen uzak kaldığını soranlaraaa bir soruylaaburaların kzugununu
bari söyle bir açıklanışı olsun
dile düşsün kkepaze olsun
bari söyle büyük sulara
nasıl açıklarsın ama sende söylesen duracağı hiç yol üzeeri
nasıl açıklarsın ama sende bulaştın üstüne kapanacağı büyük denizlere bir misli sakladığını
ama büyük sulara — balıktan bir misli –kepaze olsun denizlere bir misli kepaze olsun bir açıklanışlı olsun

evrensuhte

büyük sulara balığın bunalımı nasıl açıklarsın...

büyük sulara balığın bunalımı metrolar kenardanmı gitmeli ey aslı herşeyin
ey herşeyin üstünde bu cüzdanı sen al al sen al paralarıda damarıda bana harita ver gönder trenler gitsin al bu cüzdanı paralrıda damarıda
sayhayı bırak bir lahza bırak
beni düüşünme ey balığın bunalımı yol kenarlarının uyuştukları
parkların bütün ümidini vezne önlerini sen al bu cüzdanı sen al paralarıda damarıda
bir sayha bırak bir sayymfhada bırakmaa
ey herşeyin aslı ey herşein üstünde balığın bunalımı yokl kenarlarının uyuştuğu

evrensuhte

bilmek geceyarısının sabaha karşı...

bilmek geceyarısının sabaha karşı yaklaşırken artık bir cüzzamla içe çekilmesi bir kısalıkla batıpkalmakla açıklaması sabaha yakınlığaa vurulan ile hep vazgeçen aynı yeri –
olmasın başka bir şey söylee sabah yakınlığına benzediğiyle kalsa olabilir
olamazz
duraklığı hemen terkederek caddelerdee üzülmesi ayaklarını parçaladı
karşı tarafaa yaklaşmak burda olmayaa cüzzam bilmektir sapağıdır ana yola evleri bırakmaya şarapneli ayakkabılardan önce ayaklarını
artık üzülmedi
bu defa şöyle de ben söylüyorum dediğimi de söylediğimi söyle geceyarısının sabaha cüzzam kaldığı ilenci
bilmektir

onun belleği

yanında koşarak sonra yavaş ama ansızın ama kucaklayarak tipiden çok kar yağdığını işaret eden belleğği üzerine bir kere değil bin kere yemin ediyorum ki aşktna değil
sen bu ülkelri oyun sanıyorsun
bir yere dokunmaz san9ıyrosun belki sen hepimzii vurursun kurtuluruzz
ama sana bütün yok saydığı ülkelerin içinde kalarak bir çırpınışı bir kere değil bin kere aşk değildi
evet biraz uzak fakat adını anmaya başlayınca herşeyii aynı kılıca yaslıyror
kılıca yaslıyor

ona bütün venediki ver

sayın ülke sevgili ülkee bir şarkıda gibi coğrafyan kulağını vermi ş bütün
venediki vermiş seni dinliyor herkes

incitici değil kırmak maksadı olamaz
daha da kötü kırmk maksadı olamazz
dahada kötüü
uzağında durarak sesi kırağı üstüne bakıyor belki çok yanına üstelik çok
yanınaa ulaşılmaz onun belleği üzerine yemin ediyrum ki başka birşeyden değil aşktan değil
– sayın ülke sevgili ülşkee
coğrafya seni hiç anlamıyor
bu şarkıyı senin için yazdım sana yazdım çünkü sen bu dünyadasın
sen bu dünyadasın yoksa yazamazdım
bir şarkı parçasındasın gibi kulağını vermiş bütün venediki vermiş seni dinliyor herkes donup kalarak
dilimde mıırldanıyorum ama şimdi dilimin olmadığı geliypor aklıma
sonra geri gidiyor

sana ne diğim ..

sana ne diğim güzewl ibareleri mi istersin desem kör beğendiğimi söylesem kör
belki bu yüzden belki başka sebebten ama anlayamazsanda anlamaa
kırgın değilim uygun değil
olaki
bir sayha gibi dile getirerek önsözlerii okutarak
emin ol senin ülknede olsaydı ülkende olsaydı

eminim eminim bu kadar saklı olmazdı
beğendiğimi söylesem kemanın ikiye böldüğü yeri tutar saklardım
şimdi sana ne diğim
çopk güzel mi diğim beğendiğimi söyliğim
anlamadığına da kızmıyorum — kemanın geldiği noktayı sabaha kadar kanaıtıp gititği burnumun kanlarıı
anlkamadığınada kızmıyorum
nasıl yorumliğim sabaha kadar kanatıp gittiiği burnumun kanları 00:3ün öngörüsüz ve bilinmez ilenci bütün bir hayal kırıklığı gibi~ ve okunmuyor hiç şakası yok okunmuyor
güzel desem kör beğensem kör bir cümle söylesem
artık aklıma gelmiyor hiç aklıma gelmiyor